KADINA ŞİDDETE HAYIR!

Reklamı Kapat

 Evde, ailede, toplumda, eğitimde, iş yerinde, sokakta, siyasette, medyada, dilde, tribünde, hukukta,

'' Kadına şiddet'' her yerde. Peki bu durum nasıl engellenebilir? Nasıl önüne geçilir? Neler yapılmalı?

Günlük hayatımızda atacağımız adımlarla şiddeti nasıl yok edebiliriz? Bu konu üzerinde durmak lazım.

Şiddet neden? Bunun cevabı, erkeğin doğduğu andan itibaren başlıyor. Erkek olunca bayram sevinci yaşayan aile, kız doğunca aynı tepkiyi göstermiyor. Çocuğunun erkeklik organı ile gurur duyan aile, amcalara, teyzelere gösrerip, sünnetlerinde de davullu zurnalı kutlamalar yapıyor.

Erkek çocuğu başta annne olmak üzere; ''Emret oğlum veya o erkektir yapar.'' Söylemleriyle erkek evladını göklere çıkarırken kız çocuğunu,'' Sen kızsın oturmana, kalkmana dikkat et. Ya da kız cocuğu eksik etek.'' gibi söylemlerle zaten kız çocuğunu 2. sınıf insan durumuna getiriyor. Ayrıca çocuk oyuncaklarını, okul eşyalarını kız - erkek diye ayırd etmek çocukların kafasında tehlikeli kodlar oluşturmaya başlıyor.

   Evde babasının reis rolünde oluşu, baba yokken, evde büyük ağabeyin bu görevi üstlenmesi gibi durumlar kız çocuğunun ötelenmesine, zayıf, korunmaya muhtaçmış gibi bir hal almasına neden oluyor. Bu örnekler, ötelenmenin önce aile içinde başladığının ilk adımlarıdır. Bunu engellemek önce, aile içinde çocukların eşit haklara sahip aile bireyleri olduğunu hissettirmekten geçiyor.

   Toplumsal yönden bakacak olursak; hayatın her alanında eşit fırsat ve olanaklara sahip olmak, iş olanaklarında fırsat eşitliği sağlamak, mekanların eşit şekilde belirlenmesi, özellikle kamu mekanlarının sadece erkeklerin mekanı olmaktan çıkması.Yönetici konumuna bayan elemanların da getirilmesi. “Elinin hamuru ile erkek işine karışma.'' söylemlerinden ziyade topluma, kadın ve erkeğin elele birlikte güç oluşturduğunun benimsetilmesi ve bu tarz mesajların iletilmesi.

   Çocuk yaşta evliliklerin engellenmesi ve bu hususta ciddi cezaların çıkarılması.

Medyada, özellikle görsel basında kadınların cinsel obje olarak gösterilmesinden ziyade kadının toplumdaki renkliliği ve katkısı vurgulanmalıdır.

Tacize uğrayanlara yönelik ağır cezaların uygulanması, kimsenin mağdur durumda kalmamasını sağlayacak caydırıcı bir durum olabilir.

   Açık bir toplum olmak; kız çocuklarını, erkek çocuklarından ayırmadan yaşlarına uygun cinsiyet eğitimi vermek. Cinsiyet farkı gözetmeksizin, kız - erkek diye ayırmadan konuyu bilimsel olarak işleyebilmek,'' insan'' olarak duruma açıklık getirmek daha doğru olur.

Sokakta yalnız olan kadının çığlıklarını duymak, onu yalnızlığa terk etmemek. Aile ve toplum eğitiminde küçük yaştan itibaren çocukları, insanları rahatsız etmemek konusunda bilinçlendirmek.

   Siyaset alanında, siyasetçilerin kadın algısını dibe vuran söylemlerden vazgeçmesi ve kadına;

''Eşitlik fıtratında yok! Kahkaha atmasın! Hamile hamile sokakta dolaşmasın, ayıp! Gibi cümlelerden kaçınması. Konuşmalarında ve siyasetlerinde kadını meta olarak görmekten ziyade insan hakları adına çalışmalar yapılması.

    Medya,yaşanan adi olayların ve cinayetlerin magazinini yapmaktan kaçınmalı. Kadın ve kadın cinayetlerini, sansasyonel biçimde vermemelidir. Medyadaki kadın programlarında kadın; sadece yemek yapıp, çocuk doğuran ya da güzellik sevdalısı bir varlık olarak gösterilmekten çıkmalıdır.

İzdivaç, moda programlarının içinde mağdur yahut kurban olarak gösterilmekten ziyade toplumda, siyasette, eğitimde, tartışma programlarında söz hakkına sahip güçlü, bilgili bir birey olarak yansıtılmalıdır.

  Yasaların kadınların lehine, güvenli unsurlara kesin ve kat'i çözümler getirmesine, en önemlisi toplumun temelini teşkil eden ailenin çocuklarında kız - erkek ayırımına dikkat etmesi. Saygı, sevgi, hürmet, birlik kavramlarının her yerde kuvvetlendirilmesi. Taciz ve saldırılara yönelik kınama ve cezaların ağırlaştırılması önemli derecede zorunlu hale gelmiştir.

    Kadın narin bir varlık olabilir ama asla zayıf ve aciz değildir. Korunmaya muhtaç yahutta cinsel bir obje olarak gösterilmekten vazgeçilirse onun gücü ve hayata katkısı ,varlığını daha da değerli kılacaktır.

Bu temennilerle tüm emekçi kadınların günü kutlu olsun!

Mag.Mümtaziye Elif Güçlü

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mag. Mümtaziye Elif Güçlü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Objektif Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Objektif Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Objektif Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Objektif Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni sitemizi beğendiniz mi?
Tüm anketler